Boş Bir Odanın Söylevi


zamanı eritmek isteyen biri
aynaya bakar gibi oldu
sırtından aşağıya dökülen cehennemler
gömleğinin düğmelerini mi tıkırdatıyor ne?
sırlarını dolduruyor cadı eşikleri
hep ötelerde kalan tuhaf bir yüz gibi
biraz yabansı
şiirin altın çağı
kirazlarını anlatıyor arzunun
düş canavarı Mitchell
gripin etkisi miskin biraz
atlıyor atlı karıncasına yine
bu bir gel çağrısı
etinde torbalar dolusu labirent olan
nicedir yanıt alınamamış
beyninde ağaçlar ve öteberi
sarı görünümler eşliğinde
kartları dağıtılmış geceye
önce ne vardı diye sövüyor
esneyen gözleriyle

cinler , atlar pusarlar dip boylarında
boncuk aşırır boynu
o şapkasız ölüme mektup var
diye kapısız uykular koşuyor
can havliyle
karnından konuşuyor yine kelebekler
sen sezmeden nereye
az ötede başını uzatıyor başaklar
hep bir mesafeyle

uçlarından günün yükseliyor ateşler
üç ötesi beş berisi kül pelerinler
yıkım istiyor tüm çağlar adına

kaldır at usundaki çer çöpü
kıl çadırlarında toprak yiyenler
tamtamlarını çalarak selamlıyorlar yabancıyı
durup dururken kırıldı camlar
ah şu şeyler yok mu
hep adsız ve uzak kalan
bir çoban ve varlığa.

Written by Mehmet Oruç

  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: