İmkânsız

 

I

Kimseye verilecek karşılığı olmadan
Çürük bir ayva tadında
Geçiyordu zaman
Gloria ve tik tak
Dipte buldum gölgemi
Ne yapacağımı bilemedim
Bir garip oldu içim
Uzun zamandır böyle olmamıştım
Nereye gideceğimi bilemedim
İçim sapsarı kesildi
Bu yüzden gölgem ve ben
Karşılıklı bakıştılar
Bir çan sesi çalındı kulağıma
O gün bugündür
İçim içime sığmaz
Kesiversem bir elmayı
Peri tozları dökülür çocuk ağzından
Islak dudaklarına
Kurbağamda canlanıverir böylece

II

Bağırsaklarında orgların uğultusu
Yıldızlı titreşimler yayar balinanın
Elf büyücüsü gözlerinde
Kendini eğer
Hint adaları boyunca
Yüz silinir artık
Ses kendini yıkar
Bir cezanne yeşilinde
Pırıl pırıl serseriler
Üçlü bir kutsanma töreni
Halesi omuz başlarını yakan

III

Yıllarca bir odada durmuş gibi
İhtiyacı yok artık sözlere
Boş iskemle arkalıklarına
Sırtını dayar gibi
Bir tansık gözlerinde
Bir muştu
Dudakları demirle kavruk
Kafasında durmadan yanıp duran
Çöp konteynırları
Orada
Güneş görmeyen
Balkonunu ışıtıyor
Koptu kopacak sırada
Ruhunu düğümlüyor
En imkânsız yerine
Bak, ucuzladı her şey
Hayır-ertesi
Uç-ötesi
Dönüş-sonra
Sanrısı, deselerde
Densede
Ucuzlamaz bir yerde
Bellek kara uğultu
Su titreşip bozkır esritirken
İç cebinde ölümü gizler
Ihlamur ağacı
Birikmiş binyıllık suretler gibi
Meleğin rol değişimi.

IV

Verecek karşılığı yok doğada
Yuvarlanan taşın ya da arının
Ah! Kaybolmak dersin rüzgâr uğultusunda
Çatallanan geyik başları
Yolları görünmez kılar.

Written by Mehmet Oruç

 

  1. No trackbacks yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: